
Bu üç kavram arasındaki farkın ne olduğunu, benzer yanlarının olup olmadığını ilk defa soran değerli bir hocam sayesinde bu konunun üzerine gitmeye karar vermiştim. Gerçekten bu üç kavram ne demek ve hangi durumlarda insanlara bu sıfatlarla hitap ederiz acaba? Yeri geliyor ‘O çok zeki biri’ diyoruz, yeri geliyor aynı kişi için ‘Gerçekten çok akıllı biri o’ diyoruz ya da ‘bu adam zihnini çok iyi çalıştırıyor’ diyoruz. Hiçbir kaynak karıştırmadan kendimce bu üç kavramı ayırt etmeye çalıştım ve sonunda ortaya neler çıktı neler…
Önce zekadan başlayalım; Zeka kavramı işin biyolojik kısmıdır diye karar verdim. Yani hücrelerle alakalı olan kısım. Çokluğu sizi zeki yapar, azlığı az zeki yapar . Zihin ise yaşamımızda tecrübeler kazanırken bizi yakından ilgilendiren ve önem arz eden bilgileri hafızaya atıp oradan geri çağırdığımız bölüm olduğuna karar verdim. Yani işin hafıza kısmıdır diye düşündüm. Son kavram akılı ise az önce bahsettiğim zeka ve zihni ne kadar etkili kullandığımız bölüm olarak şemalaştırmaya çalıştım.
Kısaca olay benim düşünceme göre şu şekilde gerçekleşiyor: tecrübelerimizi edinirken ileride kullanacak olduklarımızı hafızaya hücrelerimiz sayesinde atıyor ve günü geldiğinde zekice zihnimize attığımız bu tecrübeleri akıllıca kullanıyoruz .Karışık gibi görünüyor ama aşağıdaki tabloya bakacak olursanız biraz daha net olduğunu göreceksiniz.
Şemayı şu şekilde çizmeye çalıştım:
ZEKA →→→→ BİO
↓ ↓
ZİHİN →→→→ PSİKO
↓ ↓
AKIL →→→→ SOSYAL
↓ ↓
ZİHİN →→→→ PSİKO
↓ ↓
AKIL →→→→ SOSYAL
Tam bu üç kavramı şematize etmeye çalışırken bu üç kavramın hepsinde birden bozulma meydana geldiğinde karşılaştığımız ve Biopsikososyal bir bozukluktur dediğimiz Şizofreni aklıma geldi. Aklıma geldi derken bile bu üç kavramı bir kez daha açıklamış oldum. Hücrelerimi içeren zeka sayesinde zihnim aracılığıyla hafızama aldığım şizofreni hastalığını yine köprü vazifesi gören zihin sayesinde aklıma getirdim. Psikiyatrik bir beyin hastalığı olan şizofrenide kişinin biyoloji, psikoloji ve sosyolojisinde bozulmalar görülür diyoruz işte yukarıdaki şema zeka, zihin ve akıl yürütme, aklı kullanma, gerçeği test etme yetisindeki bozulmalar söz konusudur. Dolayısıyla bu hastalıkta zeka kısmında yani hücre kısmındaki bozulmalar zihinde halüsinasyonların oluşmasına hemen akabinde ise gerçeği test etme yetisinde yanlışlıklar oluşur ve kişi aklını kullanamaz. Daha sonra şunu düşündüm: Yeni doğan bir bebek ateşli bir hastalık geçirir ve ilerde mental retarde olma ihtimalini düşünürüz. Biliriz ki o ateşli hastalık esnasında beyinde hücreler ölür ve zeka kısmı dejenere olur, çocuk büyümeye başlar, sonuçta, yaşadığı tecrübeleri zihnini kullanarak hafızaya atamaz ve öğrenme güçlüğü çekmeye başlar. Aslında psikolojik ve psikiyatrik bozuklukların bazılarında temel esas bahsetmeye çalıştığım zeka, zihin ve akıl kavramıyla alakalıdır diye düşünüyorum. Tabi ki ayrıntılı ve geniş kapsamlı birçok araştırma yapmayı gerektiren bir konudur bu, dolayısıyla bu yazıyı yazarken de varsayımlar üzerinden gittiğimi belirtir, olumlu ve olumsuz bütün eleştirilerinize açık olduğumu söylemek isterim.
Zekice davranıp, zihinde canlandırıp, akıllıca kullanabileceğimiz bilgilere sahip olmamız dileğiyle…!
Psikolog FERHAT AKPINAR